İnsanlara bir rahmet ve hidayet rehberi olarak indirilen Kuran'da Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav)'in yaşadıklarından, inkar edenlere yönelik tebliğinden ve Allah'ın dinini yaymak için yaptığı büyük mücadeleden çok önemli hikmetler aktarılır. Aynı şekilde Peygamberimiz (sav)'den önce yaşamış olan Hz. Musa, Hz. Yusuf, Hz. İsa, Hz. Yunus, Hz Lut, Hz. Nuh, Hz. Şuayb ve Hz. Salih gibi birçok elçinin hayatları hakkında da önemli bilgiler verilir. Onlar da, Peygamberimiz (sav) gibi, insanları Allah'a iman etmeye davet edip ahiret gününe karşı uyarmakla, güzel ahlakın toplum içinde benimsenmesi amacıyla hak dinin tebliğini yapmakla sorumlu kılınmışlardır. Ayetlerde elçilerin güzel ahlakları, samimi duaları, zorluklar karşısındaki tavırları ve ihlaslı çabaları tüm insanlara bir öğüt ve hatırlatma olarak tarif edilir. Ve Allah insanlara, bu kutlu elçilerin gösterdikleri yola uymalarını, onlara itaat etmelerini öğütler. Bu hidayet önderlerinin yolunda ilerleyen, sakınan ve davranışlarını düzeltenlerin, dünya ve ahiret hayatları boyunca bir korku ya da üzüntü yaşamayacaklarını müjdeler. (Araf Suresi, 35) Elçilerin gönderilme amaçları Nisa Suresi'nde şu şekilde bildirilir:İşte Kuran'da bu değerli ve kutlu insanlar arasında adı geçen peygamberlerden biri de Hz. Süleyman'dır. Hz. Süleyman Hz. Nuh'un soyundan gelen, kendisine Allah katından hidayet ve yüksek ilim verilen bir peygamberdir. Kuran'da Hz. Süleyman ile ilgili olarak şöyle buyurulmaktadır: Allah Hz. Süleyman'ı İsrailoğulları'na bir uyarıcı ve korkutucu olarak göndermiştir. Ve o, Allah katından vahiy alan peygamberlerden biridir:
Bu kitabı yazmaktaki amacımız da, Allah'ın, birçok yönden insanlara üstün kıldığı Hz. Süleyman'ı Kuran'da tarif edilen özellikleriyle insanlara tanıtmak, Rabbimizin bu seçkin kulunun örnek ahlakı üzerinde derin derin düşünmektir. Hz. Süleyman'dan bahseden ayetler öğüt almak amacıyla incelendiğinde, her birinin günümüze de ışık tutan pek çok önemli öğüt ve dersler taşıdığı görülecektir. Bu kitabın yazılmasındaki bir diğer amaç ise, söz konusu kıssanın birçok yönüyle ahir zamana bakıyor olmasıdır. Bilindiği gibi ahir zaman, kıyamete yakın bir vakitte Kuran ahlakının tüm dünya üzerinde hakim olacağı ve insanlar arasında yaygın olarak yaşanacağı bir dönemdir. Geçmiş dönemlerde yaşanan ahlaksızlıklar, baskılar, zulümler, adaletsizlikler ve dejenerasyon bu kutlu dönemde ortadan kalkacak, her türlü sıkıntının yerini bereket, bolluk, zenginlik, güzellik, barış ve huzur alacaktır. Teknolojide çok büyük gelişmeler yaşanacak ve bunlar tüm insanların hayrı ve rahatlığı için kullanılacaktır.
Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir. (El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiy-il Muntazar, s. 29) Yukarıdaki hadiste, Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn dönemlerinde yaşanan yeryüzü hakimiyetiyle, Hz. Mehdi döneminde yaşanacak olan hakimiyetin birbiriyle çok benzeyeceğine dikkat çekilmektedir. İşte bu nedenle Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn dönemini anlatan ayetler bu bakış açısıyla incelendiğinde, her birinin ahir zamana ve Altınçağ'a yönelik çok önemli işaretler içerdikleri görülür. (Hz. Zülkarneyn dönemi ile ahir zaman bağlantısını "Kehf Suresi'nden Ahir Zamana İşaretler" isimli kitabımızda okuyabilirsiniz.) Nitekim ahir zamanda bilim ve teknoloji alanında yaşanacak olan gelişmeler, ekonomik ve sosyal hayattaki ilerlemeler Hz. Süleyman kıssasındaki pek çok açıklamayla çok büyük benzerlikler taşımaktadır. Ayetlerdeki bu anlatımlar iman edenlerin dünya üzerinde gelişen olayları daha geniş bir perspektiften değerlendirmelerine vesile olan, ufuklarını açan, çok hikmetli açıklamalardır. Bu kitabın bir amacı da tüm insanları ahir zamanın bu müjdesi üzerinde düşünmeye ve bunun şevk ve heyecanını birbirleriyle paylaşmaya teşvik etmektir. |
19 Mart 2010 Cuma
GİRİŞ
Etiketler:
Adnan Oktar,
Allah,
giriş,
Harun Yahya,
hz,
iman,
İslam,
kuran,
peygamber,
Süleyman,
Süleyman sarayı,
Süleyman tapınağı
HAZRETİ SÜLEYMAN
Andolsun, biz Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik: "Bizi inanmış kullarından birçoğuna göre üstün kılan Allah'a hamdolsun." dediler. Süleyman, Davud'a mirasçı oldu... (Neml Suresi, 15-16) |
Hz. Süleyman, Allah'ın kendi katından mülk ve hikmetle desteklediği (Bakara Suresi, 251), bir fazl verdiği (Sebe Suresi, 10) ve Zebur'u vahyettiği, üstün ilim sahibi kulu Hz. Davud'un oğludur. Allah Sad Suresi'nde "Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik..." (Sad Suresi, 30) şeklinde buyurmaktadır.
Allah, Hz. Süleyman'ı -aynı Hz. Davud gibi- İsrailoğulları'na peygamber olarak göndermiştir. Onu hidayete ulaştırmış, salih kullarından biri olarak saymış ve diğer peygamberler gibi alemlere üstün kılmıştır. Ayetin devamında ise Allah iman edenlere şu şekilde öğütte bulunmuştur:... Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz senin Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir. Ve ona (İbrahime) İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik, hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh’u ve onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz. Zekeriya’yı, Yahya’yı, İsa’yı ve İlyas’ı da (hidayete eriştirdik.) Onların hepsi salihlerdendir. İsmail’i, Elyasa’yı, Yunus’u ve Lut’u da (hidayete eriştirdik). Onların hepsini alemlere üstün kıldık. Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. (Enam Suresi, 83-87)
Hz. Süleyman da diğer peygamberler gibi insanları, Allah'a iman etmeye, şirk koştukları ilahlarından uzaklaşmaya, Allah'ın emir ve tavsiyelerine uymaya davet etmiştir.İşte Allah'ın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse sen de onların bu hidayetlerine uy. De ki: "Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), alemlere bir 'öğüt ve hatırlatmadan' başkası değildir." (Enam Suresi, 90)
Etiketler:
Adnan Oktar,
Allah,
Harun Yahya,
hz,
iman,
İslam,
kuran,
peygamber,
Süleyman,
Süleyman sarayı,
Süleyman tapınağı
HZ. SÜLEYMAN'A VERİLEN ÜSTÜN İLİM VE NİMETLER
(Süleyman dedi ki:) Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin. (Sad Suresi, 35) |
Yukarıdaki ayette haber verilen Hz. Süleyman'ın duasına Allah icabet etmiş ve onu Kendi katından çok büyük nimetlerle ve üstün ilimlerle desteklemiş, ona hiç kimsenin ulaşamayacağı bir mülk, görkemli bir saltanat, eşi ve benzeri bulunmayan bir hakimiyet vermiştir. Hz. Süleyman'ın hayatından bazı bölümlerin aktarıldığı ayetlerde bu zenginlikten, güç ve iktidardan, sahip olduğu ilimleri kullanış şeklinden pek çok detay verilir.
Biz bunu (hükmü) Süleyman'a kavrattık, her birine hüküm ve ilim verdik… (Enbiya Suresi, 79) |
Peygamberlerin hayatlarını incelediğimizde verdikleri kararlarda, çeşitli uygulamalarında, konuşmalarında Allah'ın kendilerine lütfettiği üstün bir ilmin getirdiği akıl ve hikmet açıkça ortaya çıkmaktadır. Hz. Süleyman da kendisine hüküm ve ilim verilmiş bir peygamberdir. O yaşadığı süre boyunca aynı babası Hz. Davud gibi "hak ile hükmetmiş" (Sad Suresi, 26), kendisine gelen her türlü anlaşmazlığı en adil şekilde çözüme kavuşturmuştur.
Davud ve Süleyman da; hani kavmin hayvanlarının içine girip yayıldığı ekin-tarlaları konusunda hüküm yürütüyorlardı. Biz onların hükmüne şahidler idik. (Enbiya Suresi, 78)Adalet sisteminin başarıyla yürütülmesi için herşeyden önce adil yöneticilere, adaletle hükmeden iman sahibi insanlara ihtiyaç vardır. Hz. Süleyman'ın dönemi de, Allah'ın "Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar." (Yunus Suresi, 47) ayetiyle bildirdiği gibi, bu adalet anlayışının gerçek anlamda yaşandığı bir dönemdir. Ayetlerden Hz. Süleyman'ın döneminde adil bir yargılama sistemi olduğu anlaşılmaktadır. Davalara bakan ve adaletle hüküm veren kişiler Hz. Süleyman ve Hz. Davud'dur.
Ve kuşları denetledikten sonra dedi ki: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum, yoksa kaybolanlardan mı oldu? Onu gerçekten şiddetli bir azabla azablandıracağım ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan bir delil getirmelidir." (Neml Suresi, 20-21Hz. Süleyman'ın adil tavrının bir örneği Hüdhüd'ün kaybolmasının ardından gösterdiği tutumdur. Hz. Süleyman, önce Hüdhüd'ün kendisini savunmasına fırsat vermiş, onu dikkatle dinlemiş, ani bir kararla cezalandırmamıştır. Onun açık bir delil getirmesini beklemiştir.
Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah, onların işlediklerini bilendir. (Nur Suresi, 41) Biz bunu (hükmü) Süleyman'a kavrattık, her birine hüküm ve ilim verdik. Davud ile birlikte tesbih etsinler diye, dağlara ve kuşlara boyun eğdirdik. (Bunları) Yapanlar biz idik. (Enbiya Suresi, 79) |
Etiketler:
Adnan Oktar,
Allah,
Harun Yahya,
hz,
ilim,
iman,
İslam,
kuran,
nimetler,
peygamber,
Süleyman,
Süleyman sarayı,
Süleyman tapınağı,
üstün ahlakı
HZ. SÜLEYMAN'A KUŞLARIN KONUŞMA DİLİ ÖĞRETİLMİŞTİR
Allah Hz. Süleyman'a kuşların konuşma dilini öğretmiş ve bu üstün ilim sayesinde ordusunda kuşlardan oluşan bir bölük kurmasını sağlamıştır. Hz. Süleyman bu vesileyle kuşlarla bağlantı kurmuş, onlara dilediği şekilde hükmedebilmiştir. Bu durum tümüyle Allah'ın Hz. Süleyman'a olan rahmetinin bir sonucudur. Bunun farkında olan Süleyman Peygamber, halkına yaptığı açıklamada bu ilmi kendisine Allah'ın öğrettiğini özellikle belirtmiştir. Bu ilmin kendisine ait bir özellik olmadığını ve insanın sadece Allah'ın öğretmesiyle böyle bir ilme sahip olabileceğini vurgulamıştır. Böylece Allah'a karşı olan teslimiyetini ve muhtaçlığını açıkça ifade etmiştir:
(Neml Suresi, 16) |
|
(Nahl Suresi, 8) |
Etiketler:
Adnan Oktar,
Allah,
dili,
Harun Yahya,
hz,
iman,
İslam,
konuşma,
kuran,
kuşlar,
peygamber,
Süleyman,
Süleyman sarayı,
Süleyman tapınağı
PİLOTSUZ UÇAK TEKNOLOJİSİ
Pilotsuz uçak teknolojisinde her geçen gün çok büyük gelişmeler yaşanmaktadır. Ülkemizde İHA (İnsansız Hava Taşıtları) ismiyle anılan bu yeni teknoloji her ülkenin savunma projelerinde ön sıralarda yer almaktadır. Amerikan Hava Kuvvetleri bu yönde iki önemli program yürütmektedir. UAV (Unmanned Aerial Vehicle - İnsansız Hava Taşıtları) ve UCAV (Uninhabited Combat Air Vehicle - İnsansız Savaş Hava Taşıtları) isimleriyle anılan bu iki program yakın gelecekte pilotsuz uçakların daha çok önem kazanacağını ortaya koymaktadır. Bu yeni teknolojiyi "yeni bir çağ" olarak tanımlayan Amerikan Hava Kuvvetleri yetkilileri, söz konusu teknolojinin pilotlu uçaklara göre çok büyük avantajları olduğunu söylemektedirler. Hem yerden kumanda edilen, hem de daha önceden programlanılarak kullanılabilen bu araçların bazı avantajları şunlar: • İnsan hayatı riske atılmıyor. Herhangi bir kayıp verilmeden istihbarat elde etmek ve savaşmak mümkün oluyor.• Pilotsuz uçaklar daha küçük boyutlarda olduğu için yapım maliyeti daha az oluyor. • Boyutları ve pilotsuz olmaları nedeniyle yüksek manevra kabiliyetine sahipler. • Sahip oldukları renkli ve enfraruj kameralar sayesinde en ulaşılamayacak bölgelerde dahi istihbarata yönelik kayıt yapabiliyorlar. Bu kayıt uydu aracılığıyla anında kumanda merkezine ulaşabiliyor. • Yapılan araştırmalara göre pilotlu bir uçakta uçuş saatlerinin yüzde 80'i pilotun eğitimi için geçip, yüzde 20'si görev amaçlı olurken, insansız uçaklar yüzde yüz görev amaçlı kullanılıyor. Bu hem zaman hem de maddi açıdan büyük bir avantaj sağlıyor. Bu avantajlar uçaksız pilotların tercih edilmesinin ilk anda akla gelen bazı nedenleridir. Yukarıda isimlerini saydığımız projelerin hepsi günümüzde tam olarak hayata geçirilmemiştir. Ancak yakın gelecekte uçak teknolojisinde önemli bir yere sahip olacaklarına kesin gözüyle bakılmaktadır.3 |
|
|
Etiketler:
Adnan Oktar,
Allah,
Harun Yahya,
hz,
iman,
İslam,
kuran,
peygamber,
pilotsuz uçak,
Süleyman,
Süleyman sarayı,
Süleyman tapınağı,
teknoloji
İSTİHBARAT CİHAZLARININ KULLANIMI
Kravat, kol saati, masa lambası veya saati, kalem, gözlük, mont, elektrik prizi, kitap, çakmak, kalemtıraş, şapka, taşınabilir radyo, oyuncak, çağrı aleti, telefon, duman detektörleri, bitki 6 gibi yerlere yerleştirilebilen mikro kameralar sayesinde, hiç fark ettirilmeden görüntü alınabilmektedir. Her geçen gün daha da küçülen bu kameraların boyutları iki milimetre ile birkaç santimetre arasında değişmektedir.7 Aynı mikro kameraları yukarıda saydığımız cihazlara olduğu gibi çeşitli hayvanların üzerine yerleştirmek de mümkün olabilmektedir. Bu mikro kameraların pek çok özellikleri vardır. Örneğin bu mikro kayıt aletleriyle elde edilen görüntüler normal bir kayıt aleti ile kaydedilenle aynı kalitededir. Pille çalışan bu kameralarla siyah-beyaz ya da renkli çekim yapmak mümkündür. Bazı kameralar kesintisiz çekim yaparken, bazıları bulunulan ortamda en ufak bir hareket olduğunda otomatik olarak devreye girmekte, hareket durduğunda yine otomatik olarak kapanmaktadır. Pille çalışan bu mikro kameralarla saatlerce çekim yapılabilmektedir. İnfrared kameralar ise yaklaşık 150 metrelik bir alanı, zifiri karanlıkta kaydedebilmektedir.8 İstihbarat amaçlı gizli dinleme cihazlarına İngilizce "bug" (böcek) denilmektedir. Bu böcekler, bir alana yerleştirildiğinde iletişimi engelleyen veya istihbaratı bu alandan bir başkasına ileten ya da götüren cihazlardır. Bu cihazları dinleyen kişi hedefinden birkaç yüz metre uzakta olabilir, ancak istediği sesleri kusursuz bir şekilde dinleyebilir. Bu dinleme cihazlarının üretimi, satışı ve uygulaması ABD'de milyarlarca dolarlık bir endüstri oluşturmaktadır.9 Büyük suçların araştırılmasında, telefonların ve suç mahallinin dinlenmesinde bu cihazlar giderek daha fazla kullanılmaktadır. "Böcek" isimli dinleme cihazlarının pek çok türü vardır. Ultrasonik olanları sesi insan işitmesinin üzerindeki bir ses sinyaline dönüştürür. Ultrasonik sinyal daha sonra tekrar normal ses dalgasına dönüştürülür. |
Etiketler:
Adnan Oktar,
Allah,
cihaz kullanımı,
Harun Yahya,
hz,
iman,
İslam,
istihbarat,
kuran,
peygamber,
Süleyman,
Süleyman sarayı,
Süleyman tapınağı
HZ. SÜLEYMAN'IN DİŞİ KARINCAYI ANLAMASI
Üstteki ayetten şu gibi yorumlar yapılabilir:
Göklerde ve yerde olan ne varsa, canlılar ve melekler Allah'a secde ederler ve onlar büyüklük taslamazlar. Üstlerinden (her an bir azab göndermeye kadir olan) Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar. (Nahl Suresi, 49-50) |
(Süleyman) Bu sözü üzerine tebessüm edip güldü ve dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat." (Neml Suresi, 19)
|
Etiketler:
Adnan Oktar,
Allah,
anlaması,
dişi karınca,
Harun Yahya,
hz,
iman,
İslam,
karınca,
kuran,
peygamber,
Süleyman,
Süleyman sarayı,
Süleyman tapınağı
MİNİ TEKNOLOJİDEKİ SON GELİŞME: ROBOT KARINCA ORDUSU
Karıncalar örnek alınarak geliştirilen projelerin en ünlüsü, farklı ülkelerde birbirinden bağımsız olarak yürütülen "Robot Karınca Ordusu Projeleri"dir. Örneğin Virginia Polytechnic Institute ve Virginia State Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma küçük, ucuz ve basit robotların geliştirilmesini hedeflemektedir. Amaç, hepsi fiziksel olarak birbirinin aynısı olan bu robotlardan bir robot ordusu oluşturmaktır. Proje yetkilileri bu robotların kullanışlı olmalarının nedenini şu şekilde açıklamaktadırlar: "Grup şeklinde hareket etmeleri, koordinasyon içinde, bir takım gibi fiziksel işleri yerine getirmeleri ve ortaklaşa karar almaları". Bu robot ordularının tüm mekanik ve elektrik tasarımları bir karınca topluluğunun davranışları göz önüne alınarak tasarlanmıştır. Böcek olan eşlerine benzerlikleri nedeniyle kendilerine "karınca ordusu" robotları denmektedir.
"Karınca Ordusu" robot sistemi, ilk başlangıçta bir "materyal taşıma sistemi" olarak tasarlanmıştır. Bu senaryoya göre birçok küçük robot ortaklaşa cisimleri kaldırıp nakletmek için görevlendirilecekti. Daha sonra farklı görevlerde de kullanılmalarına karar verildi.Konuyla ilgili bir yayında, bu robotların ne amaçla kullanılacağı şu şekilde tarif edilmektedir:
"Nükleer ve tehlikeli madde temizliği, madencilik (malzeme çıkartma ve kurtarma), mayın temizleme, istihbarat ve nöbet, gezegen yüzeylerinin araştırılması ve kazı."11
Karınca robot teknoloji konusunda uzman olan Israel A. Wagner tarafından İsrail parlamentosuna sunulmuş olan bir raporda ise, karınca robot projeleri şu şekilde tarif edilmektedir:
"Karınca-robotlar ortak bir hedefi gerçekleştirmek için tasarlanmış fiziksel varlıklardır. Bunların çok sınırlı enerji kaynağı kullandıkları ve çalışma alanlarında birçok izler bırakarak iletişim kurdukları görülüyor. İşlerin bu robotlar arasındaki dağılımı, ya merkezi kontrol sağlayan ve diğer ajanlara talimat gönderen bir birey tarafından gerçekleştirilebilir ya da bireylerin önceden itaat etmeleri koşuluyla verilen bir görevin tamamlanması da sağlanabilir.
Bizim uğrumuzda cehd edenlere (çaba gösterenlere), şüphesiz yollarımızı gösteririz. Gerçekten Allah, ihsan edenlerle beraberdir. (Ankebut Suresi, 69) Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar (veya öclerini alanlar) başka... (Şuara Suresi, 227) |
Bu örneklerde de görüldüğü gibi günümüzde, karıncaların sosyal yaşamları pek çok projenin temelini oluşturmakta ve karıncalar örnek alınarak gerçekleştirilen robot teknolojileri insanlara faydalar sağlamaktadır. İşte bu nedenle Hz. Süleyman kıssasında karıncalara ve bunların bulunduğu vadiye dikkat çekilmesi son derece önemlidir. Allah bu ayetle Hz. Süleyman dönemindeki teknolojik gelişmelere dikkat çekiyor olabilir. Örneğin ayetlerde geçen karıncalar ifadesiyle, robotlardan oluşan bir orduya işaret ediliyor olabilir. Hz. Süleyman, emrinde çalışan cinlerin ve şeytanların yardımı ile çok yüksek teknolojiye sahip robotlardan oluşan bir ordu kurup, bunları çeşitli görevlerde istihdam etmiş olabilir.
Ayetlerde ayrıca ahir zamanda robot teknolojisinde yaşanacak olan gelişmelere, robotların insan yaşamında önemli bir rol alacaklarına, pek çok ağır işi insanların yerine yapıp onların hayatlarını daha konforlu hale getireceklerine de işaret ediliyor olabilir. Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.
Etiketler:
Adnan Oktar,
Allah,
Harun Yahya,
hz,
iman,
İslam,
karınca,
kuran,
ordusu,
peygamber,
robot karınca,
son gelişme,
Süleyman,
Süleyman sarayı,
Süleyman tapınağı,
teknoloji
RÜZGARIN HZ. SÜLEYMAN'IN EMRİNE VERİLMESİ
Süleyman için de, fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz herşeyi bilenleriz. (Enbiya Suresi, 81) |
Günümüzde rüzgar türbinleri pek çok ülkenin elektrik gereksinimini karşılamada çok yoğun olarak kullanılmaktadır. Rüzgar türbinleri 21. yüzyılın en önemli enerji kaynağı durumuna gelmiş ve yakıtla çalışan jeneratörlere ucuz ve verimli bir alternatif oluşturmuştur. |
Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter. (Fetih Suresi, 28) |
Uçakların kanatları, basınç farkı oluşturup taşıma meydana getirecek şekilde tasarlanmıştır. Uçuş, kanatların etrafında hareket eden havanın oluşturduğu taşıma sayesinde gerçekleşir. Uçağın ağırlığına eşit bir taşıma kuvveti yakalandığında, tekerlekler yerden kesilir ve uçak havalanır. Bu taşıma kuvveti şu şekilde ortaya çıkar: Hava normal koşullarda dalgalar halinde, yumuşak bir akıma sahiptir. Fakat kanadın hareketiyle birlikte havanın akışı da değişir. Hava bölünür ve kanadın çevresinden geçer. Kanadın üst kısmı kambur şeklinde bir profile sahiptir. Birtakım fiziksel kanunlar nedeniyle kanadın üstünden geçen hava hızlanır ve kanadın üstündeki hava, kanadın altındaki havadan daha az basınç uygular. Diğer bir deyişle alttaki hava kanadı daha fazla yukarı kaldırırken üstündeki hava daha az aşağı iter. Bu basınç farklılıkları uçağın alttan yukarı doğru itilmesine ve yukarıya doğru çekilmesine yol açar. Bu durumda uçak yer çekimini yener ve havada kalmasını sağlayan taşıma kuvveti de oluşmuş olur. Ve uçak havalanır. Uçak havaya karşı hareket halindeyken oluşan kuvvete aerodinamik kuvvet denir. Uçağın ağırlğı, yani yer çekimi kuvveti, bir kütle kuvvetidir. Aerodinamik kuvvet ise uçağın etrafındaki hava ile temas halinde bulunduğu yüzeylerde oluşur. Bu kuvvetin yüzeye dik olan bileşenine "basınç", yüzeye teğet olan bileşenine ise "sürtünme kuvveti" denir. Toplam aerodinamik kuvvetin, uçağın hareket yönüne dik ve yukarı doğru olan bileşenine "taşıma", uçağın hareketi yönüne paralel ve geriye doğru olan bileşenine "sürüklenme", bu ikisine dik ve yana doğru olan bileşenine ise "yan kuvvet" denir. Uçağın, düşey düzlemdeki yatay uçuşunda taşıma kuvveti, yer çekimi kuvvetine zıt yönde etki etmektedir. Bu iki kuvvet eşit oldugunda, uçak havada sabit şekilde uçabilir. |
Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik)… (Sebe Suresi, 12) |
Etiketler:
Adnan Oktar,
Allah,
Harun Yahya,
hz,
iman,
İslam,
kuran,
peygamber,
rüzgar emrinde,
Süleyman,
Süleyman sarayı,
Süleyman tapınağı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)