Kitap boyunca Hz. Süleyman'ın birçok özelliğinin yanı sıra üstün sanat anlayışının ve zenginliğinin de üzerinde durduk. Onun her göreni hayran bırakan sarayından, emrinde çalışan cin ve şeytanları kullanarak yaptığı sanatsal çalışmalardan bahsettik. Aralarında bina ustalarının ve dalgıçların bulunduğunu, emrindeki şeytanların, Kuran'da bildirildiği üzere "kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar" yaptıklarını anlattık.
Daha önce de belirttiğimiz gibi Allah Hz. Süleyman'ı -aynı babası Hz. Davud gibi- İsrailoğulları'na peygamber olarak göndermiştir. Hz. Süleyman onları Allah'ın ayetleriyle uyarmış, güzel ahlaklı olmaya davet etmiştir. Bu nedenle, İsrailoğulları'nın kitabı olan Eski Ahit'te de Hz. Süleyman hakkında pek çok bilgi yer almaktadır.
Öncelikle Eski Ahit'in yapısını açıklamak gerekir. Eski Ahit, Hz. Musa'ya verilen Tevrat'ı, Hz. Davud'a verilen Zebur'u (Mezmurlar) ve çeşitli Yahudi peygamberleri tarafından yazıldığı kabul edilen veya onların hayatını anlattığı kabul edilen yazıları içeren bir kitaplar bütünüdür. Yahudiler tüm Eski Ahit'e inanırlar. Hıristiyanlar ise hem Eski Ahit'e hem de ona ilave olarak "Yeni Ahit" adını verdikleri ve Hz. İsa hakkındaki "İncil" adlı dört kitabın ve diğer bazı mektupların bulunduğu ikinci bir kitaplar bütününe inanırlar.
Kuran'da, Kuran'dan önce vahyedilmiş olan kitapların tahrif edildikleri haber verilmiştir. Ancak tahrif edilmiş yerlerin yanı sıra, bu kitaplarda, hak dine ait birtakım hüküm ve uygulamalar da muhafaza edilmiştir. İslamiyet'ten önceki İlahi dinlerde hangi hususların hak dine ait oldukları, hangilerinin tahrif edilmiş oldukları konusunda ise Müslümanların rehberi Kuran-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz (sav)'in sünnetidir. Dolayısıyla Eski Ahit'ten, daha ziyade tarihsel bir kaynak olarak yararlanmak doğru olur. Bu tarihsel kaynağın doğruluğunu ise Kuran'a mutabık olup olmamasına göre anlayabiliriz.
Hz. Süleyman'ın hayatının aktarıldığı Eski Ahit kitaplarındaki açıklamalarda ise pek çok tarihi bilgi bulmak mümkündür. Bunlar arasında özellikle de Hz. Süleyman'ın dünya üzerindeki güçlü hakimiyetinin, üstün hikmet sahibi bir kul olduğunun, Allah'a olan güçlü imanının anlatıldığı açıklamalar Kuran'la son derece mutabıktır. Eski Ahit'te Hz. Süleyman'ın krallığının Nil ve Fırat Nehirleri arasında kalan toprakları içerdiği yazılıdır ki, o dönemde dünyanın ekonomik ve kültürel merkezi olan Mezopotamya'da bu kadar geniş bir alana hakim olmak, dahası Sebe örneğinde olduğu gibi civar ülkeleri yönlendirecek bir güç göstermek, elbette çok büyük bir siyasi iktidarın işaretleridir.
Bunun yanısıra Eski Ahit'te Hz. Süleyman'ın zenginliği ile ilgili verilen bilgiler de son derece dikkat çekicidir. Onun sarayının yapılışı, yardım aldığı kişiler, sarayını yaparken kullandığı malzemeler hakkındaki detaylar ve sarayın büyüklüğü ile ilgili bilgiler şu şekildedir:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder