19 Mart 2010 Cuma

PİLOTSUZ UÇAK TEKNOLOJİSİ


Pilotsuz uçak teknolojisinde her geçen gün çok büyük gelişmeler yaşanmaktadır. Ülkemizde İHA (İnsansız Hava Taşıtları) ismiyle anılan bu yeni teknoloji her ülkenin savunma projelerinde ön sıralarda yer almaktadır. Amerikan Hava Kuvvetleri bu yönde iki önemli program yürütmektedir. UAV (Unmanned Aerial Vehicle - İnsansız Hava Taşıtları) ve UCAV (Uninhabited Combat Air Vehicle - İnsansız Savaş Hava Taşıtları) isimleriyle anılan bu iki program yakın gelecekte pilotsuz uçakların daha çok önem kazanacağını ortaya koymaktadır. Bu yeni teknolojiyi "yeni bir çağ" olarak tanımlayan Amerikan Hava Kuvvetleri yetkilileri, söz konusu teknolojinin pilotlu uçaklara göre çok büyük avantajları olduğunu söylemektedirler. Hem yerden kumanda edilen, hem de daha önceden programlanılarak kullanılabilen bu araçların bazı avantajları şunlar:
• İnsan hayatı riske atılmıyor. Herhangi bir kayıp verilmeden istihbarat elde etmek ve savaşmak mümkün oluyor.
• Pilotsuz uçaklar daha küçük boyutlarda olduğu için yapım maliyeti daha az oluyor.
• Boyutları ve sahip oldukları teknoloji nedeniyle düşman radarları tarafından tespit edilebilme ihtimalleri daha az oluyor. Örneğin NASA'da yürütülen X-36 programı, 5-6 metre uzunluğunda ve yaklaşık 600 kilogram ağırlığında uçaklar üretmeyi hedefliyor. Bu uçaklar kumanda merkezinde simülatörle çalışan bir pilotla yönetiliyor. Saldırılara karşı izlenecek yöntem de araçtaki kameralardan ulaşan görüntülere göre yerdeki pilot tarafından yönlendiriliyor.
• Boyutları ve pilotsuz olmaları nedeniyle yüksek manevra kabiliyetine sahipler.
• Sahip oldukları renkli ve enfraruj kameralar sayesinde en ulaşılamayacak bölgelerde dahi istihbarata yönelik kayıt yapabiliyorlar. Bu kayıt uydu aracılığıyla anında kumanda merkezine ulaşabiliyor.
 Yapılan araştırmalara göre pilotlu bir uçakta uçuş saatlerinin yüzde 80'i pilotun eğitimi için geçip, yüzde 20'si görev amaçlı olurken, insansız uçaklar yüzde yüz görev amaçlı kullanılıyor. Bu hem zaman hem de maddi açıdan büyük bir avantaj sağlıyor.
Bu avantajlar uçaksız pilotların tercih edilmesinin ilk anda akla gelen bazı nedenleridir. Yukarıda isimlerini saydığımız projelerin hepsi günümüzde tam olarak hayata geçirilmemiştir. Ancak yakın gelecekte uçak teknolojisinde önemli bir yere sahip olacaklarına kesin gözüyle bakılmaktadır.3

Ultrasonik ve transonik olarak adlandırılan sesler insan işitmesinin normal sınırlarının üzerinde olan ses dalgalarıdır. Birçok kuş, böcek veya kemirgen, yarasa, köpek, kedi, rakun gibi memeli bu yüksek frekansları duyar ve bunlarla iletişim kurar. Ama insanlar bu sesleri duyamaz ve bu yüzden söz konusu canlılar arasındaki iletişimi de algılayamazlar. Ancak ayetlerde gördüğümüz gibi Allah, Hz. Süleyman'a bu sesleri algılayabilecek bir ilim ve teknoloji vermiş olabilir.4

Bunların dışında, Hz. Süleyman diğer ülkeler ve düşmanları hakkında istihbarat elde etmek için kuşlara verici yerleştirmiş, bu şekilde hem görüntü hem de ses kaydı elde etmiş, elde ettiği kayıtları ülkesinin yönetiminde çeşitli şekillerde kullanmış olabilir.
Hz. Süleyman'ın cinler ve şeytanlar üzerinde büyük bir hakimiyeti olduğu bilinmektedir. Allah Sebe Suresi'nin 12. ayetinde "... Onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı..." şeklinde bildirmektedir. Enbiya Suresi'nin 82. ayetinde ise "... Onun için denizde dalgıçlık yapan ve bundan başka iş(ler) de gören şeytanlardan kimseleri de (emrine verdik)..." diye buyurulmaktadır. Bu yönüyle düşünüldüğünde kuşlardan kasıt, kuş görünümündeki cinlerden meydana gelen bir ordu olabilir.
Ayrıca bir başka ihtimal de, ayette söz edilen kuşların, cinler vasıtasıyla yönlendiriliyor olmasıdır. Ve Süleyman Peygamber de cinler vasıtasıyla kuşlara istediği tüm işleri yaptırmış olabilir.
Kuran, Allah'ın kıyamete kadar tüm insanlar için geçerli kıldığı kitabıdır. Dolayısıyla Hz. Süleyman kıssasında anlatılan olayların benzerleri ahir zamanda da yaşanacak olabilir. Bu ayetler, Allah'ın cinleri ve şeytanları ahir zamanda da insanların hizmetine vereceğine işaret olabilir. Yine bu kıssada işari manada dikkat çekilen yüksek teknolojiden, ahir zamandaki insanların çok yoğun olarak istifade edeceğine dikkat çekiliyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

KUŞLARIN KENDİ ARALARINDAKİ İLETİŞİM DİLİKuşların kendi aralarında özel bir iletişim dili vardır ve bunun için seslerini çok ustaca kullanırlar. Kuşlar, belirli ses frekanslarını -UV-A dalga boyu- kullanarak iletişim kurarlar. Bizim duymadığımız ses dalgalarında anlaştıkları için biz bunları kavrayamayız. Kuşlar, yavrularını, anne babalarını, eşlerini bu seslerle tanır, sürülerinin toparlanmasını sağlar, tehlikelerden birbirlerini haberdar ederler. İletişim frekanslarını değiştirebilir, çok hızlı bilgi taşıyabilirler.5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder